“Asgari ücretin yüzde 25-30 üzerinde geçim ücreti uygulanmalı”

ALARA AKGÜN
Türkiye’de artan ücretler, finansman giderleri ve işletme maliyetleri şirketlerin gündemindeki ağırlığını korurken, iş gücüne erişim de reel sektör açısından önemli başlıklardan biri haline geliyor.
ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, Bloomberg HT’ye yaptığı değerlendirmede, ücret politikalarında yalnızca asgari ücretin değil, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir “geçim ücreti” yaklaşımının da gündeme alınması gerektiğini söyledi. ISS’in faaliyet gösterdiği yaklaşık 30 ülkede bu konunun tartışıldığını belirterek, “Asgari ücret yerine artık geçim ücretinin gündeme gelmesi gerekiyor. Avrupa dahil 30’a yakın faaliyet gösterdiğimiz ülkede geçim ücreti uygulaması tartışılıyor. Asgari ücretin en azından yüzde 25-30 üzerinde geçim ücreti uygulanmalı” dedi.
REKLAM
REKLAM
“Yurt dışından iş gücü gelmeye başladı”
Habib’in dikkat çektiği bir diğer başlık ise şirketlerin nitelikli ve niteliksiz iş gücüne erişimde yaşadığı sorunlar oldu. Türkiye’de bazı sektörlerde artan eleman ihtiyacının şirketleri yurt dışından çalışan teminine yönelttiğini belirtirken, daha önce öngördüğü bu sürecin artık fiilen başladığını söyledi.“Yakında yurt dışından iş gücü getirmeye başlayacağız diyordum ve başladı” diyerek, Kayseri’deki bir müşterilerinin Hindistan’dan 150 çalışan getirdiğini kendilerine aktardığını belirtti. “Bangladeş, Vietnam gibi gelişmekte olan ülkelerden iş gücü geliyor” ifadelerini kullandı.
Yurt dışından iş gücü temininin başlaması, özellikle emek yoğun sektörlerde şirketlerin çalışan bulma sorununun geldiği noktayı göstermesi açısından dikkat çekiyor. Habib’in değerlendirmeleri, ücret seviyesinin yanı sıra iş gücü arzı ve şirketlerin ihtiyaç duyduğu çalışan profili arasındaki uyumsuzluğun da reel sektör açısından önemli bir sorun haline geldiğine işaret ediyor.
REKLAM
REKLAM
Şirketler ödeme vadelerini yakından izliyor
Yüksek finansman maliyetlerinin şirketler arası ticari ilişkiler üzerindeki etkisine de değinen Habib, özellikle ödeme vadelerindeki uzamanın işletmelerin nakit akışı açısından önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. “Bizim gibi firmalarla ödeme vadesi uzatıp finansman bakışı konusunda hassasız” diyerek, yüksek faiz ortamında şirketlerin tahsilat ve ödeme koşullarına daha fazla dikkat etmek zorunda kaldığını belirtti.
Artan personel giderlerinin yanı sıra finansmana erişim maliyetinin yüksek seyretmesi, şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını da artırırken, uzayan vadeler hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketler açısından ek finansman yükü yaratıyor.
“Avrupa’da konsolidasyon başladı”
Habib, yüksek maliyet ortamının şirket birleşme ve satın almaları üzerindeki etkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Avrupa’da şirketler arasında konsolidasyon sürecinin başladığını belirterek, Türkiye’de ise yüksek faiz ortamının benzer bir hareketliliğin önünde engel oluşturduğunu söyledi. “Avrupa’da konsolidasyon başladı. Türkiye’de faizler yüksek olduğu için konsolidasyon için faizlerin düşmesi beklenebilir” diyerek, finansman koşullarındaki olası gevşemenin şirket birleşme ve satın almaları açısından yeni bir dönemin önünü açabileceğine işaret etti.
Habib’in değerlendirmelerine göre, 2026’da reel sektör açısından ücret artışları kadar iş gücüne erişim, işletme sermayesi ihtiyacı ve finansman maliyetleri de şirketlerin kararlarında belirleyici olmaya devam ediyor.
Kaynak: Sancaktepe Nalbur & Hırdavat







